Email This Post Email This Post    |    YORUM YAZ   |    Print This Post Print This Post    |    Favorilerinize ekleyin!
 
ENDOMETRİAL POLİP

Endometrial polipler (EP), endometrial gland ve stromanın hiperplazisi sonucu oluşan iyi huylu lezyonlardır.Endometrial polipler klinikte perimenopozal vajinal kanama, meno-metroraji, intermenstrüel kanama, pelvik ağrı ve infertilite sebebi olarak ya da asemptomatik olarak karşımıza çıkabilmektedir. Kullanılan tanımlama kriterlerine, kullanılan tanısal metoda ve çalışılan popülasyona göre farklılıklar göstermekle birlikte, semptomatik hastalarda polip sıklığı %6-32 arasında değişmektedir .Endometrial poliplerde prevalans, yaşla birlikte artar . Endometrial polipler her yaş gurubunda görülmekle beraber 40-49 yaşlar arası dönemde daha sık gözükmektedir. Endometrial patolojilerin tanısında genellikle ultrasonografi, dilatasyon küretaj (D&K) ve histeroskopi (H/S) yöntemleri kullanılır. Ultrasonografi endometrial patolojilerin değerlendirmesinde noninvaziv ve güvenilir bir yöntem olup jinekoloji kliniklerinde en kolay ve bu nedenle en fazla kullanılan tanıya yardımcı görüntüleme yöntemidir . H/S hem tanı ve hem de tedavi amacıyla klinik kullanıma giren, uterin kavitenin direkt gözlenmesine olanak sağlayan ve biyopsi alınmasına imkan veren, Endometrial polip, submüköz myom, uterin anomali ve sineşilerin cerrahi tedavisinde güvenle kullanılan bir yöntemdir. İnvaziv bir girişim olmasından dolayı H/S, endometrial patolojilerin değerlendirilmesinde genellikle tanı ve tedavi amacı ile ikinci aşamada kullanılmaktadır.

TVUSG, menstrüel döngünün herhangi bir fazında yapılabilir. Emdometrial kalınlık  ölçümü her iki tabakayı da içerecek şekilde, internal os’tan fundusa kadar, hem longitudinal hem de transvers olarak yapılmalıdır. Düz, regüler, iyi tanımlanmış sınırları olan ve içinde homojen ya da heterojen ekodens bir odak içermeyen endometrium normal kabul edilir. Endometrial  polipten şüphelenmek için kriter olarak, kavite içinde lezyon görülmesi veya endometriumda kompleks kalınlaşma olması patolojik kabul edilmiştir.

Ekin ve arkadaşlarının yapmış oldukları çalışmada asemptomatik postmenapozal hastalarda artmış endometrial kalınlık, endometrial poliplerin en sık bulgusu olarak saptanmıştır. Bu çalışmada ayrıca ofis H/S endometriyal hiperplazinin tespitinde yüksek sensitiviteye sahip görülmekle birlikte asemptomatik hastalarda endometrial polip gibi yanlış negatif sonuçlar tespit edilebileceği belirtilmiştir. Endometrial kalınlıklar sınıflandırıldığında ise endometrial kalınlık arttıkça endometrial polip saptama oranı da artmıştır ancak istatistiksel fark saptanmamıştır. H/S’de, özellikle premenapozal hastalarda, siklik endometrium döngüsü nedeniyle yanlış negatif sonuçların elde edilebileceği de unutulmamalıdır. Bu nedenle özellikle endometrial kalınlık nedeni ile endometrial polip şüphesi olan hastaların siklusun erken proliferasyon fazında tekrar değerlendirilmesinin daha uygun olduğunu düşünülmektedir.

Endometrial kalınlık semptomatik ve asemptomatik kadınlarda tanıda önemlidir. Al-Kubaisi yaptığı çalışmada özellikle 4 mm altında endometrial kalınlık bulunan polipli hastalarda endometrial patolojiyi saptamada tek başına TVUSG’nin yetersiz olabileceğini ve histereskopi ile birlikte değerlendirme yapılmasını önermektedir.

Şekil ve işlevsel özellikleri bakımından polipler gruplara ayrılır:

1) Hiperplastik polipler: Östrojene bağımlıdırlar ve endometrial hiperplaziye benzer özellik gösterirler.

2) Fonksiyonel polipler: Etrafındaki endometriuma benzer salgı hücreleri içerirler.

3) Adenomimatöz polipler: Bir miktar kas dokusu da içerirler.

4) Atrofik polipler. Hiperplastik ya da fonskiyonel polipin zaman içinde özelliğini kaybederek büzüşmesi (atrofi) sonucu oluşurlar

5) Pseudopolipler:Genelde 1 santimetreden daha küçük yapılardır, adet siklusunun ikinci döneminde ortaya çıkıp adet kanaması ile birlikte kaybolurlar.

Endometrial polipler atrofik, fonksiyonel ve hiperplastik tip olarak sınıflandırılması takiplerinde ve tedavilerinde önemlidir. Hiperplazi, sarkom ve karsinom, polipler ile birlikte olabilir. Gregoriou ve ark.nın yaptıkları çalışmada H/S ile 516 endometrial polip çıkarılmış ve bunların %96,9’unun benign, %1.2’sinin premalign ve %1.9’unun malign olduğu saptanmıştır. Literatürde tanımlanan endometrial polip ve malignite oranı %0.5-13 arasındadır. 

Histopatolojik olarak hiperplastik polip saptanan hastalarda temel tedavi yöntemi olarak tam bir görüş birliği olmamakla birlikte, östrojene bağımlı bir lezyon olduğu bilinmektedir. Özellikle postmenapozal senil poliplerin tedavisi tartışmalıdır. Özellikle postmenapozal hastalarda hiperplastik tip polip tanısına eşlik eden ek bir patoloji saptanmamış ise sadece polip çıkarılması işlemi tedaviyi sağlamıştır. Hileeto ve ark. çalışmalarında, endometrial kanser ve polip beraberliği açısından en önemli risk faktörünün yaş olduğunu ve özellikle riskin 65 yaşından sonra arttığını bildirmişlerdir.

TVUSG’nin endometrial patolojilerin tanısında ve endometrial örnekleme için hasta seçiminde önemlidir. Çeşitli çalışmalarda TVUSG’nin anormal kanaması olan hastalarda ön tanı amacıyla kullanılması tavsiye edilirken H/S’nin tanıyı doğrulamak için kullanılması önerilmiştir. Ancak TVUSG ile poliplerin %24’ünün atlanabileceği belirtilmiştir . Bir başka çalışmada H/S’nin anormal uterin kanamalı hastalarda literatürdeki diğer çalışmalarla uyumlu olarak hala en değerli tanı ve tedavi metodu olduğu belirtilmiştir. D/K’nın ise EP’lerin %86’sında tanı koydurucu ve olguların %60 ında tamamen tedavi edici olduğu bildirilmiştir. Ancak özellikle submukozal myomlar ve endometrial polipler, D/K ile %10-21 oranında atlanabilir . Bu patolojiler H/S ile kolaylıkla saptanabilir ve aynı zamanda tedavi edilebilir.  Postmenapozal hastalarda endometrial poliplerin özellikle spesifite ve sensitivitesi yüksek olan H/S yöntemi ile çıkarılıp, tam endometrial örneklemenin yapılması gerektiğini düşünülmektedir.

EM polip tanısı için tanı yöntemlerinin yeri tartışılmazdır. Ancak tanı yöntemlerinin yerinde kullanılması ve gereksiz invaziv işlemlerin önüne geçilebilmesi amacı ile klinik değerlendirme ve anamnezin klinisyeni yönlendirmesi oldukça önemlidir.


 
Email This Post Email This Post    |    YORUM YAZ   |    Print This Post Print This Post    |    Favorilerinize ekleyin!
Bu yazı Cumartesi, 18 Mayıs 2013, 19:43 tarihinde Endometrial Polip kategorisi altında yayımlandı. Bu yazıya yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden geri izleme yapabilirsiniz.